KILIÇDAROĞLU GRUP TOPLANTISINDA KONUŞTU

KILIÇDAROĞLU GRUP TOPLANTISINDA KONUŞTU

CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, haftalık grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

KILIÇDAROĞLU’nun açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde oldu:

‘’83 MİLYON, BİR KİŞİNİN İRADESİNE TESLİM EDİLEMEZ’’

‘’Amasya Tamimi'nin -1919, şimdi 2021, 102 yıl geçti üzerinden, 102’nci yılındayız. Amasya Tamimi'nin önemi içerdiği şu cümlede yatıyor: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”. “Tek bir adamın değil, tek bir kişinin değil, milletin azim ve kararı Türkiye'nin geleceğini, istiklalini koruyacaktır" diyorlar. Bu aynı zamanda aslında demokrasiye yapılmış, o koşullarda demokrasiye yapılmış çok güçlü bir vurgudur. Ve bu anlayış daha sonra 1921, 1924 ve daha sonraki anayasalarımızda da yer aldı, "Egemenlik bilâ kaydü şart milletindir" diye. Dolayısıyla bir kişinin iradesinin Türkiye'yi, Osmanlı Devleti'ni nereye getirdiğini ve milletin iradesinin de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni nasıl kurduğunu bize gösteriyor. Bugün yine Türkiye'nin bir kişinin iradesine teslim edilmesinin faturasını 83 milyon olarak hepimiz ödüyoruz. Demokrasiyi savunuyoruz, insan haklarını savunuyoruz, adaleti savunuyoruz, hakkı, hukuku savunuyoruz, insan haklarını savunuyoruz, dolayısıyla milletin iradesine her zaman saygılı olduk. Bundan sonra da saygılı olmayı sürdüreceğiz. Ve diyeceğiz ki: Evet, 83 milyon bir kişinin iradesine teslim edilemez. Egemenlik bilâ kaydü şart milletindir.’’

İNTİHAR EDEN POLİSLER

‘’Bakınız Emniyet-Sen Genel Başkanı Sayın Faruk Sezer bir açıklama yapıyor polis intiharları konusunda. 2021'de 40 civarında polis intihar etmiş. Sadece son 25 günde 15 polisin intihar ettiği söyleniyor. Neden? Bir devlet memuru normalde 160 saat çalışıyor, haftada 160 saat. Polis memuru en az 240 saat çalışıyor. Yeri geldiğinde 400 saat çalışan polis memurları var. Kim bunun farkında? Grup başkanvekili arkadaşlarıma söylüyorum. Bu konuyu da parlamentoya getirin. Angarya yasaktır Anayasa'ya göre. Kardeşim polis eksiğiniz varsa, dünya kadar işsizimiz var. Açarsınız sınavı, polisleri alırsınız, yeni polisler alırsınız. 240 çalışmak ne demek? 400 saat çalışmak ne demek? Bunların da aileleri var, bunlar da çoluk çocuk sahibi. Üstelik bu kadar çalışıyorlar, hak ettikleri ücret bu kadar değil. Söz vermişlerdi birileri "3600 ek gösterge" diye. Onu da unuttular.’’

"SURİYELİLERİ KARDEŞÇE GÖNDERECEĞİZ"

‘’Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum: Allah'ın izniyle milletin takdiriyle iktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden birisi Suriyelileri Suriye'ye kardeşçe göndermek olacaktır.
Irkçılık yapmıyorum, ırkçılık yapmıyorum. Onların evlerini yapacağız, yollarını, köprülerini, hastanelerini, her şeyini yapacağız. Bizim müteahhitler yapacak, hepsini yapacaklar. Kim finanse edecek? Avrupa Birliği'nden alacağız. Sen şikayet etmiyor musun göçlerden? O zaman yatırım yapacaksın. Bana söz verdiler. O zaman "kardeşim güle güle" diyeceğiz; davulla, zurnayla kendi ülkelerine göndereceğiz ve Suriye'de barışı sağlayacağız. Bütün Ortadoğu'da barışı sağlayacağız. Kavga alanı değil, savaş alanı değil, kan dökülen alan değil, bütün Ortadoğu'yu barış havzasına döndüreceğiz. Sözümdür bu... Herkes bir yere not yazsın, görecekler bunu.’’

“BİZİM GİBİ DÜŞÜNMEYENLER İÇİN DE DEMOKRASİ İSTEMELİYİZ”

‘’Siyasi partileri kapatmak onları farklı şekillerde topluma tanıtmak veya terör örgütleriyle onları bağlantılandırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey elbette ki devletin savcıları, polisi, güvenlik görevlileri devreye girerler. Bu ülkede saygın hakimler varsa gerekli kararı verirler. Ama bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlığa karşı çıkmak insan olarak bizim temel görevimizdir. Biz haksızlığa karşı durmak istiyoruz. Demokrasilerde en büyük hakem halktır. Oy veriyorsa mesele yok vermiyorsa zaten tarihin çöp sepetine atılırsınız. Bu konuda hepimizin duyarlı olması lazım, demokrasi konusunda. Sadece kendimiz için değil bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz.’’

FETÖ BORSASI

‘’Türkiye'nin geldiği hale bakın Allah aşkına. Bu mafyayla siyasi ilişkileri götüren bir kişi, TV yorumcusu, televizyon yorumcusu bir açıklama yapıyor. Okurken "ya acaba doğru mu?" dedim bu. Ya bir daha siz bakın "böyle bir şey söylemiş mi söylememiş mi?" diye. "İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya masum olduğuna inandığım binlerce kişinin dosyasını götürdüm. Binlerce kişinin dosyasını götürdüm. Dedim ki, bu insanlar eğer masum çıkmazsa hesabını benden sorun. Araştırmalar yapıldı, hepsinin bir iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı, hepsi görevlerine iade edildi.” Savcı mısın sen? Hakim misin sen? Avukat mısın sen? Nereden biliyorsun bunların mağdur olduğunu? Nerede bu binlerce dosya, hangi dosyalar? FETÖ borsası dediğimiz, işte budur arkadaşlar. Paranı alırsın, adamını bulursun, dosyayı götürüsün, seni hapisten çıkarır, sen de serbest kalırsın.
Bakın bir daha ifade edeyim: FETÖ borsası budur işte. Hakim var mı bu işin içinde? Yok. Savcı var mı bu işin içinde? O da yok. Avukat var mı bu işin içinde? Yok. Bir kişi var, o da bütün kara işlere, yeraltı dünyasına ve siyasetçilerle yeraltı dünyası arasındaki ilişkileri kuran birisi. Parasız hiçbir iş yapmaz. "Binlerce dosyayı aldım, Süleyman Soylu'ya götürdüm, hepsini kurtardı Süleyman Soylu." Bedava mı yaptı? Biz sizin ne kadar aç olduğunuzu bilmiyor muyuz? Sizin ne kadar açgözlü olduğunuzu bilmiyor muyuz? Yargının bu kadar kirlendiğini, bu kadar devre dışı bırakıldığını hiç görmemiştim.’’

"ADAM GİBİ CEVAP VERMEZSEN ADAM DEĞİLSİN"

‘’Şimdi ben soruyorum, 10 bin doları da soruyorum. Çık adam gibi cevap ver, adam gibi cevap vermezsen adam değilsin. Biliyorum feministler kızacak ama ne yapayım. Bulunduğu pozisyon itibariyle yolsuzluklarla mücadele etmesi, Türkiye'nin çıkarlarını savunması lazım. Yolsuzluklar mücadele etmiyor, üzerine örtüyor ve yolsuzluklardan besleniyor, Türkiye'nin çıkarlarını savunmuyorsa oradan ayrılması lazım.’’

12:00'DEN SONRA MÜZİK YASAĞI

‘’Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Yahu arkadaş çifter çifter maaş alan beslemelerin var bundan rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Bu memlekette 10 milyonu aşkın işsiz var, baba oğul evde birbirinin yüzüne bakamıyor bundan rahatsız olmuyorsun müzikten rahatsız oluyorsun. Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan'ı gençlere teslim ediyorum. Önümüze sandık gelecek ve gençler gereğini yapacak.’’

"SEN NEREDEYDİN BAHÇELİ?"

‘’Ben ve arkadaşlarım ve bütün dostlarımız, Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz şanlı ordumuzun tank palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden kişileriz. Sen ise Katar ordusuna peşkeş çekilirken alkışlayan kişiydin. Şimdi söyle bakalım şanlı ordumuzdan, vatanın birliğinden bütünlüğünden kim aysa? Biz kendi vatan topraklarını ve o topraklarda yatan Süleyman Şah türbesini ve TC devletinin bayrağını indirip kaçıp toprağa düşmana teslim edenlerden yana değiliz. Biz oraya bir hafta içinde şanlı bayrağımızı dikmekten yanayız. Bunun sizin verdik. Sen ne yaptın? Kaçanları bayrağı indirenleri alkışladın. Ben ve bizim arkadaşlarımız vatanını milletini sevenler devleti yöneten bir kişinin mal varlığı dolayısıyla tehdit edilmesini içimize sindiremeyiz. Devletin en tepesindeki kişi bütün sırlarına vakıf olan bir kişi mal varlığı dolayısıyla tehdit ediliyor ve sesini çıkarmıyorsa o kişi artık TC devleti için bir milli güvenlik sorunudur. Sen o sorunun yanındasın. ‘’

10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ

‘’Her ay 10 bin dolarlık rüşveti alan siyasetçiyi hiç merak etmedin mi Sayın Bahçeli. Bir esnafın derdini dinledin mi Sayın Bahçeli? Bir çiftçiye gidip de nasılsın dedin mi Sayın Bahçeli? Ama biz eli yağlı olan tornacı ustasının elini uzat kardeşim senin elini sıkmak benim için şereftir diyen bir gelenekten geliyoruz. Biz ve bizim gibiler ve dostlarımız bu coğrafyada hiç kimsenin yatağa aç girmemesini savunuyoruz. Sen saray ve beslemelerinin bir yerden beş yerden 11 yerden maaş alanları alkışlıyorsun. Vatanın birliğini ve bütünlüğünü sen mi savunuyorsun, ben mi! Hiç düşündün mü sayın Bahçeli? 83 milyon kişi Londra'daki bir avuç kişiye hizmet eder hale getirildi. Türkiye'nin mali bağımsızlığını hiç düşündün mü? Borçlar genel müdürlüğü kuruldu sen bunu biliyor musun? Bilemezsin. Beslemelere alkış tutarlar, bayrağı indirip kaçanlar, egemen güçlere teslim olanlar Türkiye'nin bağımsızlığından özgürlüğünden bahsedemezler. O sözü biz söyler, o mücadeleyi biz yaparız o kavgayı biz veririz. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. ‘’

Halkın Güncesi


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER