AŞIDA İZİN ŞARTI KALKIYOR MU?

AŞIDA İZİN ŞARTI KALKIYOR MU?

Türkiye COVİD-19 salgınına karşı aşılama faaliyeti içinde… Kamuoyu aşıların ne zaman geleceği; kaç milyon doz aşının bugüne kadar ülkeye ulaştığı; kaç milyon doz aşının ise ne zaman geleceği konularını yoğun şekilde tartışıyor. En son Türk Tabipler Birliği (TTB)’nin Covid-19 salgınının 11’inci ay değerlendirme raporunda, yavaşlayan aşılama hızına dikkat çekilerek “Bu hızla devam ederse tüm toplumun aşılanması iki yılı bulur” denilmişti. TTB’ye göre nüfusun yüzde yetmişinin aşılanması için gereken aşı miktarı 116 milyon doz iken Türkiye bugünkü durumuyla bu rakamın bir hayli gerisinde…

Habertürk yazarı Muharrem SARIKAYA ise bugünkü yazısında aşıda artık Çin Halk Cumhuriyeti’nin izin şartının kalktığını açıkladı. İzin şartının kalkmasıyla birlikte aşının ülkeye gelme süresinin de kısalacağı öngörülüyor. Sarıkaya’nın yazısı şu şekilde:

''MS'BİLİM Kurulu toplantısı sonrası Sağlık Bakanı Çin ile yapılan yeni anlaşma gereği 50 milyon doz daha aşının geleceğini açıkladı.

Ancak bunun ne kadar sürede geleceğine ilişkin bir veri sunmadı.

Bunu daha önce gelecek olan 50 milyona ilişkin takvimin Çin yönetiminin tutumu dolayısıyla gerçekleşmemiş olmasına bağlamıştım.

Konunun ilgili tarafları ile dün sohbet ederken anladım ki durum bu kez farklıymış.

İlk yapılan anlaşmada 50 milyon dozun Mart sonuna kadar gelmesi şartı vardı; ancak bunun için Çin yönetiminin de her bir ihracatta izninin alınması gerekiyordu.

Yani aşılar depoda hazır olmasına karşın Çin yönetiminin verdiği izin miktarında aşılar Türkiye’ye yollanabiliyordu.

İZİN ŞARTI KALKTI

Son yapılan görüşmelerde bu durum ele alınmış.

Sinovac ile yapılan görüşmelerde Çin hükümetinin bundan böyle iznine tabi olmaksızın alınmak üzere artı 50 milyon doz daha talepte bulunulmuş.

Daha önce yapılan 50 milyon doz anlaşması kapsamında bugüne kadar gelen 15 milyonun geri kalan 35 milyon dozu için de bu şartın geçerli olması istenmiş.

Yapılan müzakereler sonucunda Çin hükümetinin iznine tabi olmaksızın 1 Mart tarihinden itibaren aşıların Türkiye’ye yollanması şartıyla sözleşme imzalanmış.

THY YOLCU UÇAKLARIYLA

Aktarıldığına göre aşılar THY’ye ait yolcu uçağı ile taşındığı için her bir uçuşa 2 milyon doz yüklenmesi hedeflenmiş.

Bununla birlikte daha önce yerli üç ilaç şirketi, Sinovac ile vardıkları aşılama gereği anlaşma aşıları Türkiye’de şişelemede bulunmak üzere anlaşmıştı.

Bu kapsamda eğer şişelenmiş halde gelirse 2 milyon, Türkiye’de şişelenmek üzere biyolojik kazanlar içinde yollanırsa da 6 milyon dozun her bir uçakla getirilmesi planlanmış.

“Böylece uçak sayısına göre aşının geliş sistemi izne gerek duymaksızın otomatiğe bağlanmış…”

Her hafta 6-8 milyon arası gelmesi ve bunların da 14 gün süreyle denetime tabi olması gerekli olduğu için, beklenti Mayıs ortasına kadar 100 milyon dozun tamamı yapılabilir halde elde bulunuyor olacak.

BIONTECH İYLE GECE YARISI MUTABAKAT

Bakan Koca’nın da önceki gün vurguladığı gibi BioNTech ile gece yarısına kadar Prof. Dr. Uğur Şahin ile yapılan müzakereler sonucu mRNA aşılarından alınması konusunda anlaşmaya imza konulmuş.

Bu kapsamda bu ay sonuna kadar 500-700 bin doz, Mart sonuna kadar da toplamda 5 milyon doza ulaşılacak.

İlave olarak da 30 milyon doza kadar alım yapılabilecek.

NİSAN SONUNA KADAR

Aktarıldığına göre Nisan sonuna kadar kritik durumda olan herkesin aşıyla kavuşması hedefleniyor.

Öncelik de öğretmenler, toplu taşım araçlarının şoförleri, yoğun şekilde kalabalık kesimlerle muhatap olan iş kolları gibi kesimler öncelikli olmak üzere yine yaş gruplarına göre aşılama takvimi çalışacak.

Nitekim dün 70 yaş, bugünden itibaren de 65 yaş üstünün aşılanmasına başlandı.

Devamında kritik gruplarla birlikte 60 yaş ve üstünün, sonrasında da 55 yaş üstünün aşılanması hedefleniyor.

Plan işlerse Mayıs sonunda tüm kesimlerin en azından aşının iki kolundan birine kavuşması sağlanmış olacak.

ANKARA SUŞU MU?

Bu aşamada Bakan Koca’nın Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada yer alan, yeni mutant virüslere ilişkin sözlerini anımsattım.

Açıklamasında yapılan çalışmalar (Genom) sonucu, ilk kez, İngiltere’de görülenden 263, Güney Afrika’da görülenden 23 varyanta rastlandığını belirtmiş ve “106 da kökeni belli olmayan varyanta rastlandı” demişti.

Rastlanan bu kökeni belli olmayan 106 yeni suşun aynı varyanttan olup olmadığını sordum, “Farklı varyantlar, ama birbirine yakın olanlar da yok değil; bazıları ise birbirinin aynı” yanıtını aldım.

Bu durumda Türkiye’de ortaya çıkan yeni bir varyanttan söz edilebilir mi?

Bu soruya yanıtı aynen aktarıyorum:

“Kesin bir veri olmadığı için bir şey söylemek için erken, ama salgının çok olduğu yerde virüs yaşamak için mutasyona uğrar. Bunların genomlarının, yani yapılarının incelenmesi gerekir, ancak bazılarının birbirinin aynı olduğu bilgisi var. Bu da bizi yeni bir mutantta götürüyor; buna ister Ankara veya Türkiye varyantı deyin, ama bizde de yeni bir mutanttın olması kaçınılmaz.”

Bunların etki gücü İngiltere’de ilk görülen gibi hızlı veya Güney Afrika gibi inatçı mı?

Verdikleri bilgiye göre var olan Vuhan virüsüyle aralarında bir fark yok.

İngiliz varyantı için söyledikleri ise “Hızlı yayılıyor, ama öldürücülüğü yüksek değil” noktasında…

AÇILMANIN KURALI KONUYOR

Peki, okullar veya restoranlar için bundan sonrası nasıl olur…

Pazartesiden itibaren “yerinde karar dönemine” geçileceğini ve her ilin bir haftalık sonuçlarının yayınlanacağını aktardı.

Buna göre Bilim Kurulu’nun alt grubu olan yasak kurallarını belirleyecek ekip bir çalışma yapacak, 100 bin test içinde kaç vakaya rastlanırsa restoranların, kaç vakaya rastlanırsa okulların açılması gerektiğine ilişkin yeni kurallar bütününü belirleyecek.

ABD’de bir mahallede pozitif sayısı binde 5’in üzerine çıkarsa o bölgedeki okulların kapatılmasına karar veriliyor.

Aktardıklarına göre Türkiye için de oransal kurallar bütünü çıkarılacak, bunun iller arasında rekabeti, dolayısıyla herkesin tedbir alıp restoran veya okulların açılması için gayret göstermesini, olumlu bir yarışı da getireceğine karar verilmiş.

Bilim Kurulu’nda da bu mesele eni konu tartışılmış.

Bu satırda veya ekranda defalarca dile getirdiğimiz konuda sonunda bir karara varılmış…

Bakalım gerisi nasıl gelir…''

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2021, 20:36

Halkın Güncesi


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER